Siborg (laştıramadıklarımızdan mısınız?)

Günlük hayatımızda giderek daha fazla etkinliği teknoloji aracılığı ile gerçekleştirmek alışkanlıklarımızı, tavırlarımızı ve de bedenimizi kullanış biçimimizi değiştiriyor. Yeni teknolojiler algımızı dönüştürüyor, hem beden ve dil kullanımımızı hem de zaman ve mekan anlayışımızı yeniden şekillendiriyor.

Siborg (sibernetik organizma) kavramı insan bedeninin teknoloji ile gerçek ve mecazi anlamda birleşimini ele alıyor. ‘Melez’ bir kavram olan Siborg, organik olan ile olmayanı birleştiriyor ve içinde barındırdığı bu ikilemle hem insan vücudunun sınırlarını hem de öznelliğini sorguluyor. Sanat ve teknoloji alanı da değişmekte olan insanı konu alarak, teknoloji ile artan ilişkimizin bizim kime ya da neye dönüştürdüğüne dair sorular üretmektedir.

amber’09 modern insan bedeninin teknolojik araçlar ve süreçlerle olan kaçınılmaz ilişkisine işaret ediyor. Özellikle yeni teknolojilerin gündelik hayatımızın iletişim, sağlık, güvenlik gibi pratik ve kritik boyutlarını yönettiği ama daha da ötesinde bedenimizi çeşitli biçimlerde dönüştürdüğü gerçeğinden yola çıkarak bedenin ve teknolojinin kaygan sınırlarını, aralarındaki etkileşimi ve bu etkileşimin sonuçlarını tartışmak istiyoruz.

Teknoloji, bedenimiz ve öteki ile kurduğumuz ilişki bağlamında soruyoruz: Siborglaştıramadıklarımızdan mısınız?